| 14 Ağustos 2008, 20:45:40 |
|
|
 |
|
|
BİR YOLCUYA ( Bu şiir Gelibolu yamaçlarında yazıldı.).
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın, Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda, İstiklal uğrunda, namus yolunda, Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele, Son vatan parçası geçerken ele, Mehmed’in düşmanı boğuldu sele, Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin, Bir harbin sonunda, bütün milletin, Hürriyet zevkini tattığı yerdir. ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE . Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle “bu: bir Avrupalı”
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Osrtralya’yla beraber bakıyorsun ; Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...
Hani tauna da zuldür bu rezil istila...
Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına,
Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz ...
Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.
Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrına ram?
Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam.
Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bir göğüslerse Huda’nın edebi serhaddi;
“O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.
Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i...
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...
Seni ancak ebediyetler eder istiab.
“Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;
Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.
MEHMET AKİF ERSOY
ÇANAKKALE . “Söyle arkadaşım “dedi Anadolulu Mehmet Yanıbaşında ki Anzak erine “Nerelerden kopup gelmişin Neden çökmüş bu mahsunluk üzerine” “DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN” dedi gencecik Anzak “Öyle yazmışlar mezar taşıma Doğduğum yerler öylesine uzak Örtündüğüm topraksa gurbet bana”
“Dert edinme arkadaşım” dedi Mehmet “Değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet Sende artık bizdensin Sende bencileyin bir Mehmet”
Çanakkale toprağının Üstü cennet altı mezar Kavga bitmiş mezarlarda Kaynaş olmuş yiten canlar “Ya sen” dedi Mehmet Oyun çağındaki İngiliz erine “Yaşın ne senin kardeş böylesine erken buralarda işin ne”
“Yaşım sonsuza dek on beş” dedi ufak tefek İngiliz eri “Köyümde askercilik oynar coştururdum trompetle bizimkileri
Derken kendimi cephede buldum Oyun muydu gerçek miydi anlamadan Bir sahici kurşunla vuruldum Sustu boynumdaki trompet
Son verildi böylece oyundan bozma işime Gelibolu’da bana bir yer kazıldı Mezar taşıma ON BEŞİNDE TRAMPETÇİ yazıldı Öyküm de künyem de bundan ibaret
Yağmur yağıyordu usul usul toprağa Gözyaşları düşerek üstüne sanki Damla damla ağlıyordu uzaktan uzağa Sahibini yitiren bir trompet “Ya sizler” dedi Mehmet Dünyanın dört kıtasından Mezar dolusu erlere “Hangi rüzgar savurdu sizleri bu bilmediğiz yerlere”
Kimi İngiliz’di kimi İskoç Kimi Fransız dı kimi Senegalli Kimi Hintli kimi Nepall Kimi Avustralya’ dan Yeni Zellanda ’dan Anzak Gemiler dolusu asker Her biri niye geldiğinden habersiz Gelibolu’nun oya gibi koylarından sızarak Tırmanmışlardı dağa bayıra Siper siper yara gibi yarılan toprak Mezar olmuştu savaş ardından onlara
Kiminin BURADA YATTIĞI SANILIR Kiminin ADI BİLİNSE DE MEZARI BİLİNMEZ Kiminin de mezar taşında On altı,on yedi on sekiz yaşında EBEDİ İSTİRAHATE ÇEKİLDİĞİ yazılı Çanakkale topraklarında Her birinin erken biten yaşam öyküsü Eski yazıtlar gibi taşlara böyle taşlara böyle kazılı “anlamaz mıyım”dedi “halinizden kardeşler” adına yazılı taşı bile olmayan asker Anadolulu Mehmet
“Bende yüzyıllarca yaban ellerde Neyin uğruna bilmeden can vermişim Kendi yurdum uğruna can vermenin tadına İlk kez Çanakkale’ de ermişim
Uğrunda can verdikçe vatanlaştı ancak Ekip biçtiğim padişah mülkü toprak Değil mi ki sizler alamazsanız bile Bu topraklar almış sizleri basmış bağrına Sizlere de vatan sayılır artık Çanakkale “
Çanakkale toprağının Üstü cennet altı mezar Kavga bitmiş mezarlarda Kaynaş olmuş yiten canlar
Bir garip savaştı Çanakkale Savaşı Kızıştıkça kızgınlığı dindiren Ara verdikçe ateşe düşmanı kardeşe Döndüren bir savaş Kıyasıya bir savaştı Ama saygı üreten bir savaş Yaklaştıkça birbirine Karşılıklı siperler Gönüllerde yakınlaştı Düştükçe vuruşanlar toprağa Dostlar gibi kaynaştı
Savaş bitti Ölenler kaldı sağlar gitti Köylü köyüne döndü evli evine
Kır çiçekleri geldiler akın akın Çekilen askerlerin yerine Yaban gülleri dağ laleleri papatyalar Kilim kilim yayıldılar toprağa Siper siper Toprağın savaş yaralarını örttüler Koyunlar koruganları yuva yaptı kendine Kuşlar döndü gökyüzüne kurşunların yerine Çiçeğiyle yemişiyle yeşiliyle Silah yerine sapan tutan elleriyle Geri aldı savaş alanlarını doğa Can geldi toprağa silindikçe kan izleri
Yeryüzünde cennet oldu öylece O cehennem savaş yeri
Şimdi Çanakkale Gelibolu Bahçe bahçe Ülke ülke Mezar dolu
Üstü cennet altı mezar Çanakkale toprağının Kavga bitirmiş mezarlarda Kaynaş olmuş yiten canlar “Huzur içinde uyusun” Vuruştukları topraklarda Kavgadan kinden uzakta Yanyana dostça yatanlar
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Bayrakları Bayrak yapan üstündeki ''KANDIR...''Toprak eğer uğrunda ölen varsa 'VATANDIR'.
|
|
| 11 Mart 2010, 20:53:26 |
|
|
 |
|
|
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi, -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde – gösterdiği vahşetle “ bu : bir Avrupalı “ Dedirir – yırtıcı his yoksulu, sırtlan kümesi. Varsa gelmiş , açılıp mahbesi, yâhut kafesi!
Eski dünyâ, yeni dünyâ, bütün akvâm-ı beşer, Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer. Yedi iklîmi cihânın duruyor karşısın da, Avustralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada,
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk; Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. Kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani, tâ’una da züldür bu rezîl istîla!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle, sefil, Kustu mehmetçiğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.
Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz... Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab Öyle müthiş ki: eder her biri bir mülk-ü harab.
Öteden saikalar parçalıyor âfâkı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam Atılan her lâğamın Yaktığı: yüzlerce adam Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer O ne müthiş tipidir: savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak. Saçıyor zırha bürünmüş de o namert eller, Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere, Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre Top tüfekden daha sık gülle yağan mermîler... Kahraman orduyu seyret ki, bu, tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal’a mı, göğsündeki, kat kat îman? Hangi kuvvet onu, hâşâ,edecek kahrına râm? Çünkü te’sis-i îlahi o metîn istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler, Beşerin azmini tevkîf edemez sun’-i beşer; Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedî serhaddi; “O benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme” dedi.
Âsım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek. Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rap, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i... Bedr’in aslanları gibi şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler “Gömelim gel seni târîhe” desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâp... Seni ancak ebediyyetler eder istîâb. “Bu, taşındır” diyerek Kâbe’yi diksem başına; Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyla, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyla; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken, gece mehtâbı getirsen yanına, Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile âvîzeni lebrîz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine, bir şey yapabildim diyemem hâtırana Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultânı, selâhaddîn’i, Kılıç arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki islam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çenberi ğöğsünde kırıp parçaladın; Sen ki rûhunla beraber gezer ecramı adın; Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât... Ey şehît oğlu şehît, isteme benden makber, Sana ağûşunu açmış duruyor peygamber.
MEHMED ÂKİF ERSOY
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 11 Mart 2010, 20:55:12 |
|
|
Çanakkale Şehitlerine
Çanakkale Şehitlerine
Onsekiz Mart günü tarihe geçti, Bir destan yazıldı Çanakkale'de! Onbinlerce düşman Ceddime hiçti, Bir destan yazıldı Çanakkale'de!
İngiliz yurduma göz dikmiş meğer, Fransız halkıma hiç vermez değer, Türk Milleti buna boyun mu eğer? Bir destan yazıldı Çanakkale'de!
Hileyle anzak'ı sürerler öne, Dualar ediyor Fatmayla Döne! Kurşunlar yağıyor hemen her yöne, Bir destan yazıldı Çanakkale'de!
Soluyormuş düşman öfke burnunda, Bırakmaz Bayrağı süngü karnında! Mehmetçik And içmiş Arıburnu'nda, Bir destan yazıldı Çanakkale'de!
Bir gülle yolladı Mehmet Onbaşı, Düşman gemisini sardı telaşı, Sorraım size; bu neyin savaşı? Bir destan yazıldı Çanakkale'de!
Bitse de rengarenk ot çayırında, Şehitler yatıyor bak bayırında! Anafartalar'da, Conkbayırı'nda, Bir destan yazıldı Çanakkale'de!
Geçmez vatanından, geçer aşından, Vurulmuş yatıyor Ya Rab başından! 'Şehittir' yazıyor mezar taşından! Bir destan yazıldı Çanakkale'de!
Abbas YURT
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 11 Mart 2010, 20:56:39 |
|
|
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
Düşmanı boğazda boğdular Kahraman türklerimiz Biz yenilmeyiz hep yeneceyiz Çanakkalenin geçilemiyecegini bilirler
ATATÜRK var yanımızda Kınalı küzülar var orda Koca seyiti unutmayın Elizabet adlı bir gemivurdu
Allah yanımızda vatanyanımızda millet yanımızda biz tüerküz yenilmeyiz son sözümüz ÇANAKKALE GEÇİLMEZ TÜRKLER ÖLMEZ
Çanakkale
Çanakkale conk bayırı geçilmez, Türk yüreği çelik olur ezilmez, Bu toprakta hiç izinsiz gezilmez, Çanakkale şehitlerin kucağı.
Kocatepe Atatürkle yürüdü, Şehid gazi düşmanları sürüdü, Düşmanları Türk kokusu bürüdü, Çanakkale mehmetlerin diyarı.
Bırak anafartalar söylesin, Söylesinde bunu dünya dinlesin, Dumlupınar gerisini söylesin, Çanakkale kahramanlar diyarı.
Ümüt Güngör
ÇANAKKALE İÇİNDE...
Çanakkale içinde bir gazi Arkadaşının kolundan tutmuş kaldırıyor Yılmayalım savaşalım diyor Çanakkale'de Türk askeri...
Çok şehitler verdik Çanakkale'de Hemde çokk... Şehitler öldüler ruhları kaldı Çanakkale'de ruhlar savaştı...
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 11 Mart 2010, 21:04:19 |
|
|
 |
|
|
ÇANAKKALE ZAFERİ
Gülmeyiniz Ey Düşmanlar, Çanakkale Geçilmez, Bekler Nice Kahramanlar, ÇANAKKALE GEÇEÇİLMEZ.
Filo Filoya dayansa, Yerler Bombayla Dayansa, Siperler Kana Boyansa, ÇANAKKALE GEÇİLMEZ.
ÇANAKKALEM
SEN ÇANAKKALEM BİR DEVRİN BATTIĞI DEVLERİN DAĞILDIĞI ATAMIN GÜNEŞ GİBİ PARLADIĞI YERDESİN
SEN ÇANAKKALEM ŞEHİTLERİN YATTĞI TARİHLERİN YAZILDIĞI BAYRAĞIMIN GURURLA SEMALARDAA DALGALANDIĞI KALESİN
çanakkale ile atam
Atam senin sayende herşey oldu, Sana minnettarız Atam Çanakkale savaşında Düşmanları yenip Vatanı milleti kurtardın Atam O,düşüncelerine,fikrine, Sevgine,saygına, Cesaretine,yeteneğine, Hayranım Atam.
Çanakkale
Bir efsanedir Çanakkale Savaşı, Kalktı binlerce şehidin naaşı, Destanlaştı Mehmet oğlu Koca Seyit Onbaşı Vurdu kardaş,kardaşı...
İnglizler kurdu tuzakları, Siper ettiler zavallı Anzakları Düşmanlar Türk'ün gücünden ürktü, Baş mimarımız Atatürktü
Kahramanca savunduk tepeyi,dağı,bayırı Destanın adı Anafartalar,Seddülbahir; Conkbayırı Bayrakları bayrak yapan kandı,Çanakkale'de döktük kanı, Satmadık hiçbir zaman bu cennet vatanı
Tarihin akışını değiştiren, Türk'ün şan ve şerefini zirveye eriştiren, Vatana sevgi duygusunu geliştiren, İman gücünü bayraklaştıran, Ve orada savaşanları kutsallaştırıp kahramanlaştıran, Görkemli bir destandır Çanakkale
Mayın gemimiz Nusred'ti Yüce Rabbim'e bin şükür bize yardım etti Şehid oldu binlerce er, Çanakkale ebedileşen zafer...
Çanakkale 250Bin şehidin kefensiz yattığı, Türk'ün şanına şan kattığı, Ve bir devrin battığı yerdir...
Şuheda yetmez sana abide,anıt, İşte Çanakkale en büyük kanıt...
Gün o gündü
ne çok eskidi düşler ufak adımlarla ne çok sonbahar dündü yüreğimizin bir taka gibi çırpınışı akan günde aç açık terleyen avuçlarımızın şarkılarını mırıldandığımız kavrulan yazı umursamadığımız kışı devrimi sevdayı barışı sözlerimiza bayrak ettiğimiz gündü
ne çok eskidi yeminler ufak yalanlarla ne çok döneklik dündü karanlıktan hesap sorduğumuz kahırlı gecelere boşverip ay ışığında sorgülanan ömürleri güneşe verdiğimiz yüreklere kazınan bir sevdaydı bağımsızlık altıncı filo'nun yüzüne tükürdüğümüz gündü
ne çok eskidi yurtseverlik uzak pazarlarda ne çok dolar ne çok hainlik dündü çanakkale anafartalar ve o 'mavi gözlü dev' sömürgeciye karşı haykırdığımız gün dündü dündü gün o gündü
Çanakkalem Seni anlatmaya yetmez bu diller Senin tarihini bilmez bu eller Seninle ölmeye vaat edenler Toprağın altında rahat edendir Çanakkalem o ne büyük zaferdir
Yirmi bir düşmana bir türk biçilir Uğrunda çarpışan erler seçilir Bu destan için bir anıt dikilir Üstüne şanlı al bayrak dikilir Çanakkalem o ne büyük zaferdir
Zaferden zafere gark olan günler Yediden yetmişe verdi ümitler Toprağa sarılan canım bedenler Yılmadan ölümle raks edenlerdir Çanakkalem o ne büyük zaferdir
Denizde karada çarpışan asker Vurulmuş yinede bu derdi çeker Kutsaldır yücedir vatan her sefer Nusretin düşmanı yardığı yerdir Çanakkalem o ne büyük zaferdir
Dağlardan inen bu şanlı melekler Karışan şafakta verir bize fer Senindir bu zafer sevin muzaffer Şanının adının konduğu gündür Çanakkalem o ne büyük zaferdir
İlkbahar sabahı açılan güller Sevgi bahçesine konmayı bekler Bir toprak uğruna ezilen erler Şehitler tahtında Rabbe gülendir Çanakkalem o ne büyük zaferdir
Tazecik zihinler bu günü beller Yıkılmaz çanakkalem yıkılmaz derler Ecdadın kanıdır sulanan yerler Her şey vatan için şeref içindir Çanakkalem o ne büyük zaferdir
O gün bir buluttur kendine çeken O gün bir umuttur mahvolup giden O mucize ile hayrete düşen Denize dökülen düşman şahittir Çanakkalem o ne büyük zaferdir
Çanakkale Destanı Titredi tüm bedenim toprağında gezerken Bir unutulmaz destan yazmıştı Çanakkale Orduyu Cibril Emin bir sıraya dizerken Gökten inen orduyu sezmişti Çanakkale
Her yiğit bir Hamza’dır Bedir’e denk bir olay Millet yerinden kalktı, melekler tekmil alay Bu nusret-i ilahi anlatmak dile kolay Savaştaki esrarı çözmüştü Çanakkale
Mabedin vatanını ancak onlar alırdı Ölünecekse eğer yine onlar ölürdü Milletin sinesinde ismi baki kalırdı Cennet’ül muallayı gezmişti Çanakkale
Kaderi yazan kalem zaferle nokta koydu Kurumuş çorak toprak şehit kanına doydu. Çanakkale geçilmez destanı işte buydu Düşmanını onurla ezmişti Çanakkale
Kocatepe sırtında çarpınca bir şarapnel Saatler sukut etti,Gaziyi tuttu bir el Cennetten esip gelen lahuti kokulu yel Düşmanın yaptığına kızmıştı Çanakkale
Gönlümün kabesini diktim artık başına Kur’anı ayet ayet yazdım mezar taşına Yazılmaz böyle destan rast gelinmez eşine Zaferi gönüllere kazmıştı Çanakkale
Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Türk tarihinde unutulmaz vardır şanın şöhretin Çanakkale boğazında Türkün gücünüde öğrettin Mehmet'in dünyaya neler yapacağını gösterdin. Toprağında akıl almaz kahramanlık var Çanakkale Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Düşman bataryaları mevzilere ateş kustukça İmanlı Mehmet'im göğsünü siper ettikçe Göğüste mermi parçalanıp yere düştükçe Her günün bir başka destandır Çanakkale Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Düşman zırhlılarından mermi yağmuru yağar Mehmet din imanı havada mermiyi tutar Mermiler havada sevdalanır birbirini öper Dillere sen destan oldun şan Çanakkale Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Düşman gemileri tabyalara mermi yağdırır Nüsret gemisi gece boğaza mayın döktürür Düşman zırhlılarını birebir boğaza gömer. İmanın imansıza hükmettiği sen Çanakkale Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Her iki yakanda mevziler uzayıp gider Her atılan mermi düşmanı sulara gömer Yirmi altı sayısının sırrını boğazda çözer Düşmana geçit vermeyen sen Çanakkale Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Çanakkale'nin geçit vermez bayırları Düşman her taraftan kesti yolları Mehmet'im süngü harbiyle attı onları Türk'ün ateşle imtihanı sen Çanakkale Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Havada uçuşup giden top mermilerinden Mehmet oğlu Hasan'ın kolu ayrılır gövdesinden Şehit düşer çok akar Conkbayırın teklerinden Yeni bir destan yazılır sende Çanakkale Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Düşman şaşkındır, aptaldır ilerleyemez bile Türkoğlu savaşta bile aklına getirmez hile Kınalı yiğitler kurbandır gözünü kırpmaz gine Her gün bir destan yazılır Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Mermi bitmiştir cephane kalmamış elde Osman oğlu Mehmet Erzurumlu gidiyor önde Tekbir getirerek süngü ile savuruyor boğaza Her gün ayrı bir destan yazılı Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Sebtülbayır sırtlarında Osman İzmir süngüyle dövüşür Asil kahraman asker yaralı düşmanla suyu bölüşür Sağlam kahpe düşmanla mertçe hesap görülür Mehmet merhametiyle destanlaşır kardeş Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Kimisi yamyamdır, kimisi Hindu itin dolu İngiliz şerefsizi, alçak domuz yavrusu Fransız kancığı, kahpenin doğurduğu Sulara gömer Denizli Kemal Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
57. alay kahramanca savaşır anzak koyunda Kahramanlık yaratır düşmanın her hücumunda Mermiye karşı süngü ile savaşır Allah'ın huzurunda Destanlar yazar Mehmet Çanakkale'nin anzak koyunda Destanlara destan olan yurt Çanakkale<2de
Komutanı emretmiş ölmeyi, asla geri dönmemeyi 57.alay şehit düşer erinden komutanına kadar Yarbay Hüseyin Avni Bey gösterir kahramanlılığını Birliğin önünde savaşarak kanı döker son damlasına kadar Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
25 Nisanda Conkbayırında saldırıyor kahpe düşman Kanlı savaş 9 ağustosa kadar sürüyor, yenilgi tadıyor düşman Ahmet'im, Osman'ım, imanla duvar ordu geçirmedi oradan En kanlı savaşı verdi, şahadet şerbetini içti Conkbayırı Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Üst teğmen Nazif Çakmak şimşek gibi gözleri bakıyor oradan Küçük ve büyük Anafartalar ovasını gözlüyor koruyor oradan Nazif Çakmak 28temmuz 1915 de şahadet şerbetini içmiş orda Ruhuyla bekliyor kahraman komutan vatanı Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Mehmet çavuş ile coşkulu bir ruh ile anıtında buluşuyoruz Düşmana taşla sopayla saldıran eşsiz kahramanla tanışıyoruz Ahi rette şefaat etmesi şartı üzere abideden çavuşumdan ayrılıyoruz.. Ağlayarak topluca Çanakkale'de başka bir şehitliye varıyoruz Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Bomba sırtına tırmanıyoruz, kahramanların yanına kafileyle ağlayarak Ellerinde kuranlar gözlerimizin önünde tekbir getirerek saldırıyorlar Okumayı bilmeyenler kelimeyi tevhit getirerek düşmana saldırıyorlar Kanlı sırtı savunan peygamber komşuları Çanakkale'de yatıyor Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Mehmetçiciği saygı anıtı önünde bizde seni saygı ile selamlıyoruz Ey kahraman asker senin merhametini tüm gönülden alkışlıyoruz Senin gibi bir neslin evladı olduğumuz için Allah için övünüyoruz Yaralı düşmanı kucaklayıp düşmana teslim eden asker Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Büyük kemikli kitabesini ağlayarak gururla topluca okuduk öyle Söyleyin dünya tarihçileri, tarihte böyle ikinci bir ırk var mı? Söyle Beş aylık çeliğe karşı imanın direnişinin kahramanlığını cihana söyle 20 Aralıkta kahpe ardına bakmadan boşaltır kemikli mevzisini öyle Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Büyük Anafartalar mezarlığında yürüyoruz birlikte ağır ağır 20.alay komutanı Halil Bey gel adaşım dadaşım yanıma diyor. 21.alay komutanı Yarbay Ziya Bey, Halid yanımıza geliyor Hangi yüzle bu Çanakkale şehitleri huzuruna geldiniz diyor Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Dur deme boşuna dinlemem seni, O topraklarda yatan dedemdir görecem onu Bana bıraktı miras bu çenet vatanı Şu anda kahramanlık destanını yazdığın yerdeyim atam Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Nuri Yamut Paşa anıt yaptırtır Şehit kemiklerini tekbirlerle toplattırılır Türkün tarihine vefa örneği bir sayfa katar Şu Çanakkale ilçesi Gelibolu da Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Seyit onbaşı anıtı muhteşem durur 200 kiloluk mermiyle agemenmunu vurur Düşman yenilgi acısı içinde kendini bulur. Şu geçit vermez boğaz olan Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Şanlın Nusret gemisi gece karalığında mayın döşüyor. Yenilmez armada mayına çarpıyor derin sulara gömülüyor Oceanla gemisi aynı akıbetle Türkün gazabını yaşıyor Şu geçit vermez boğaz olan Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Anzak koyunda inanılmaz mucizevî savaşlar verdik Bu savaşta genç kınalı ana kuzusu fidanlar verdik Tarihe türkün yenilmezlik rekorunu bir daha yazdık Gördüğün masmavi olan yeşille bütünleşen Anzak koyunda Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Atalarım yapmış Seddulbahır kalesini boğaza hâkim bir yere yapılır İngilizlere bu savaşta tarihin en acı yenilgisini burada yaşatılır Ertuğrul koyu çıkarması İngiliz bir adım atamadan o mezar yapılır O gün haçlılara karşı tarihte altın sayfalarda yer alacak zafer yazılır Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Havuzlar şehitliği kahramanlığın destanlaşan bir diğer adı Şehitlere selam söyle ana doludan muhabbet et şefaat iste Dikkat et adımlarına her adımda alta yatan atandır sızlar kemiği Türkün destanlarından biri havuzlar şehitliğinde yazıldı böyle Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Horasan ereniyim geldim dedeler namazgâhız da namaz kılıp yatmaya Sizlerle birlikte olup biz torunlarınız için sohbet edip sizden şefaat istemeye Benim felah gecemde gönül sarhoşluğu içinde sizinle birlikte hakka varmaya Mehmet oğlu Halil yeniden dünya geldi manevi hazla sabah ezanlarıyla Çanakkale'de Destanlara destan olan yurt Çanakkale'de
Çanakkale bak durmuş uzakta düşmana karşı; hem sevinç hem üzüntü, gözleri gülse ne olur, sevdası yüreginde yürüyor düşmana karşı, silahını almış,koruruyot vatanını, her bombaya korkmadan yürüyor, aklında özgürlük,bagımsızlık, yürü mehmetçik yürü!!!!
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Etiket: ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER ÇANAKKALE ÇANAKKALE ŞİİRLERi Çanakkale şiir 18 mart on seliz mart
Google Words: ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Dosyası, ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Downloand ,
ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Resimleri, ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Hikayeleri , ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Haberleri , ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... İndir , ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Yükle ,
ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Videosu , ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Arşivi , ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Şiiri , ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Sözleri , ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Nickleri , ÇANAKKALE İLE İLGİLİ ŞİİRLER... Yazıları ,
|
|
Ülkücü Tavir - Dost Siteler |
| Yasal Uyarı |
|
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından açılmaktadır. Bu konular zaman zaman yönetim tarafından takip edilsede gözden kaçabilen telif hakkı olan veya mahkeme kararı çıkmış konular yer alabilir. Bu tür konuları bize reis@ulkucutavir.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
- Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to reis@ulkucutavir.com
| Smf.Gen.Tr Adresinin Düzenlenmiş Oldugu Ödüllü Yarışmada Metinsarac.com Bizi Temsil Etmektedir smf.gen.tr ,smfkardesligi.com ,smfturkiye.com ,smftoplist.com ,h1n1.gen.tr ,elektrikliaraba.gen.tr link ödüllü yarisma ve smf.gen.tr ,smfkardesligi.com ,smfturkiye.com ,smftoplist.com ,h1n1.gen.tr ,elektrikliaraba.gen.tr link ödüllü yarışma
Bağlantıları İle Bizleri Gurur İle Temsil Etmekdetir Umarım Bu Yarışmada Sitemiz Üst Sıralara Çıkacaktır.
Yükleniyor...
| | | | | | | |