Ülkücü Tavir
10 Eylül 2010, 18:44:46 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 

Reklamlar
Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI
Cevap SayisiCevap Sayisi: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 195 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI  (Okunma Sayısı 195 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
08 Mart 2010, 15:04:48
oğuz eli

Genel Sorumlu

*


Üye No : 171

Nerden :

Konu  : 26

Mesaj : 67

Teşekkür Sayısı: 1
E-Posta
Çevrimiçi

        
        Kavgamız sürüyor çünkü sistemden alacaklıyız:
 

 
        Samsun'un renkli simalarından avukat Lütfi Keskin, 12 Eylül'ün cefasını en fazla çeken ülkücü isimlerden birisi. "Bugün kullanıldığımızı çok iyi anlıyoruz" itirafını da, "Bu sistemden alacaklıyız, o yüzden kavgamız sürüyor" görüşünü de samimiyetle dile getiriyor.

        Keskin'i tüm bu süreç içerisinde en çok üzen ise kendisinden dolayı annesinin 90 gün boyunca gözaltında tutulması..12 Eylül'ün 'tabiri caizse' hızlı ülkücü gençlerinden Lütfi Keskin, geçmişe dair duygu ve düşüncelerini aktarırken net sözcükler kullanıyor. "Bugün kullanıldığımızı çok daha iyi anlıyorum" itirafı da onun, "Kavgamız sürüyor, çünkü bu sistemden çok ama çok fazla alacaklıyız" iddialı sözleri de onun. Röportajımız boyunca anılar anıları kovalarken en çok, "Annemi 90 gün gözaltında tuttular. Hiç bir şey beni bu kadar üzmemiştir" diyor.

        HUKUKSUZLUKLARA İSYAN

        Lütfi Keskin, Erzurum Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 'Ziraat Yüksek Mühendisi' olarak mezun olduğunda, ileride bir hukukçu olacağını hiç düşünmüyordu kuşkusuz. 12 Eylül'ün ardından gözaltılarda, askeri cezaevlerinde, sorgularda yaşadıkları 'huksuzluklara' isyan eden Keskin, bu kez İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazanmayı başarıyor. Ardından da bugün de ekmeğini kazandığı avukatlık mesleğine adım atıyor. Üç askeri cezaevi görmüş. Burdur, Erzurum, Samsun... Atatürk Üniversitesi'nden 1979'da, İstanbul Üniversitesi'nden 1986'da mezun oluyor. Ziraat Yüksek Mühendisi ve avukatlık gibi 2 önemli mesleki sıfata sahip. Çocukluk ve gençliğimizin ilk yıllarında Çarşamba'da hep zengin çocukları solcu oluyordu. Ülkücü olmamız belki de buna bir tepkiydi" diyor. Ve o günler ve sonrasına dair şunları aktarıyor:

        ZENGİN ÇOCUKLARI SOLCU OLUYORDU

        "Bugün 55 yaşındayken tutup 18'li yaşları değerlendirmek zor aslında. Bugünü dünden değerlendirmenin yerine dünün bende bıraktığı izleri anlatabilmek daha güzel olsa gerek. 1969 senesinde siyasetle tanıştım. Rahmetli Alpaslan Türkeş, yurtdışından dönmüş Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin başına geçmişti. Babam da ilçe teşkilatında yöneticiydi. Çarşambanın zengin çocukları hep devrimci, komünist ya da solcu oluyorlardı. Benim gibi orta halli, çiftçi ailesi çocukları bu insanlara karşı içten içe bir tepki duyuyorduk. Bunlar mahallemizin, sokağımızın çocuklarıydı.

       GENÇ ÜLKÜCÜLER TEŞKİLATI

        Okumam için verdikleri Karl Marks'ın kitaplarından bir şey anlamıyordum zaten. Zaten materyalizmi kabul etmem de mümkün değildi. Peşin kabullerim vardı benim. Maneviyatçı ve milliyetçi bir aileden geliyorduk. Ülkü Ocakları'nın o zamanki adı Genç Ülkücüler Teşkilatı'ydı. 7-8 arkadaş teşkilatın Çarşamba'daki kuruluşunda görev aldık. Kavgaların yeni yeni başladığı bir dönem. Belki bugün gülüp geçeceğim bir çok sebebten ötürü çok insanla o dönem kavgaya tutuştuk. Bugün halen görüştüğüm, kucaklaşıp sarıldığım insanlarla kavga ettim.

       ÖLDÜRÜLEN ÜLKÜCÜ VE SOLCU KARDEŞLER

        Kavgaya tutuştuklarımız, arkadaşlarımız, akrabalarımızdı... Amcamın 2 çocuğundan birisi, yani benim öz amca çocuklarımdan birisi ülkücü, diğeri devrimciydi. Sırf bu nedenlerle öldürüldüler. Solcu olan Durmuş Keskin, herkes tanırdı onu o zamanlar, kanımdı, sülalemdendi. Cenazesine gidemedik. Cenazesine gitsek mutlaka olay çıkacaktı. Sol yumruklar havada 'devrimci şehit' olarak cenazesi kaldırılıyordu. Kardeşi Turgut ise ülkücü olduğu için öldürüldü. İşte böyle açmazlar yaşadık o dönemde."

       İKİ KEZ SİLAHLI SALDIRI

        Üniversiteye başlamadan yaklaşık 1 yıl önce Ankara'da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'ndeki bir çok olaya karışıyor Lütfi Keskin. Her tarafta öğrenci olayları vardı. Her 2-3 tane cenaze kalkıyordu her iki kesimden de. Keskin, 1978 yılında Samsun'da 88 Evler durağında silahla vuruluyor. "Yanımda, Allah selamet versin, Burhan abim var. Saldırı onaydı. Kurtarmak için üzerine kapandım, ben vuruldum. 1979 yılında bu kez evimin önünde silahlı saldırıya uğradım. Kurşun yaralarını hala taşıyorum" diye anlatıyor. Komünistlere göre onlar faşist, onlara göre ise onlar komünistti. Keskin, konuşmasını sürdürüyor:

        KULLANILDIĞIMIZI GÖRÜYORUM

        "Biz bu ülkeyi orak çekiçli bayraklar, istiklal marşı yerine söylenen enternasyonel marşlardan kurtarmak için mücadele ediyorduk. Ancak hem devrimcilerin ya da solcuların hem de bizlerin iyi niyetleri, birileri tarafından yönlendirilmiş olabilir. Bu bir açmazdı. Bugün geriye dönüp baktığımda içimde buruk olan çok şey var ama yaptıklarımdan üzgün değilim. Şimdi bugün görüyoruz ki o dönem gerçekten o yönüyle kullanılmışız. Yani bizi yönlendirmişler. Milliyetçi tam bağımsız bir Türkiye istiyorduk. 2 kutuplu dünyada Türkiye 3. merkez büyük devlet olsun. Ne ABD'nin ne de Sovyetler'in tekelinde olalım.

        GÖKBERK KIŞLASI VE ANNEM

        12 Eylül ve sonrası süreçte anladık ki bizler de, solcular da zeki insanlarmış. Evet çok akıllıymışız ve onlar da bu zekamızdan faydalanmışlar. Öyle günler oldu ki, günde 20-30 cenaze kaldırıldı. Binlerce genç insan öldürüldü. Cezaevlerinde sorgular, göz altılar, işkenceler. Kardeşim 4.5 sene idamla yargılandı. Hacı annem sorguda 90 gün kaldı. Rahmetli babamı da gözaltına aldılar. Gökberk Kışlası'ndaki soğuk hava depoları ve koğuşlar gözaltı merkezleriydi. Çok sevdiğim annemi orada 90 gün tuttular sadece benim yüzümden. Tüm bunlar, darbenin, cuntanın ne kadar kötü olduğunu gösteriyor. Bizler bu nedenlerden dolayıdır ki her türlü darbeye, darbeciye karşı olmak zorundayız."

        ÇÖKERTİLEMEYEN HAYALİ ÖRGÜT!..

        Lütfi Keskin'in asla unutmadığı, unutamadığı bir şey de 'Esir Türkleri Kurtarma Ordusu(ETKO) Samsun Temsilcisi' olarak gözaltına alınmasıydı. "Çok komikti. Çünkü bu örgüt hayaliydi. Rahmetli kardeşim Hüseyin ile birlikte ikimizi de 1978 yılında bu suçlamayla gözaltına aldılar. Tek bir üyem var, o da rahmetli kardeşim. Ama ne acıdır ki polis, bu örgütü çökertemedi, çünkü olmayan bir örgüttü!.."

        TABİ Kİ HATA YAPTIK

Ülkücülerin, Türkiye'deki sokak kavgalarının bir tarafı gibi gösterilmesine karşın aslında bu sokak kavgalarının parçası olmadığını savunan Lütfi Keskin, "O dönemde hata yaptık tabi ki. Bir kere bazı hareketler kontrolden çıktı. Hareketin içine istihbarat elemanları girdi. CIA girdi, Rusçular girdi... Her harekette oluyordu böyle şeyler aslında. Bu işten en çok silah tüccarları faydalandı aslında. İktisatta bir 'fırsat maliyeti' teorisi vardır. Bize bir fırsat verildi, kullandık ve bedelini de ağır ödedik. Ama bize hala ödenmeyen, alacaklığı olduğumuz bir sistem var bugün de. O nedenle bu sistemle kavgamız halen devam ediyor. O gün Sovyetler'e karşı dik duruş sergileyen milliyetçilerin bu gün de ABD ve Batı emperyalizmine karşı dik durma mecburiyeti vardır" diye konuşuyor.

       ÜLKÜCÜ HAREKET VE ZAAFİYET

        Ülkücü hareketin zaafiyete uğradığına inanan Lütfi Keskin, "Ülkücü hareketin insan yetiştirme misyonu artık akamete uğradı. Halbuki bu olmamalıydı. Çünkü ülkücü dava bitmeyecek bir davadır. Bu dava Türk milleti var oldukça var olacaktır. Bunun için siyaset gerekmiyor. Ülkücü dava artık tek bir siyasi partinin tekelinde değildir. Bugünkü iktidar partisinin içinde çok sayıda samimi ülkücü var. Gerçi bugün oradaki duruş pozisyonları çok farklı" dedikten sonra bugünün gençliğine ise şu sözlerle sesleniyor:

        ATATÜRK VE HZ. PEYGAMBER

        "Aslında dünyayı yeniden keşfetmeye ihtiyacımız yok. İki insanı örnek alalım yeter. Atatürk ve peygamber efendimiz. Atatürk'ün mücadelesi, hayatı, siyasi hayatımızda, günlük hayatımızda alacağımız örneklerle dolu. Atatürk gerçek bir liderdi. Öyle lafla, izindeyiz, demekle olmuyor. Maneviyat yönünden geliştirmekte ise sevgili peygamberimizin örnek hayatı ortada duruyor. Gençelerimiz ülke meselelerine, dolayısıyla geleceklerine sahip çıkmak zorundalar. Bir de Türk'ün Türk'ten başka dostu olmadığını unutmasınlar. Bu gerçeği unutmasınlar. Bizi birbirimize düşürmek isteyenlerin ektikleri nifak tohumları, onların sonuçları, bugüne yansımaları ortada. Dik dursunlar, uyanık olsunlar. Bizi birbirimize düşürmek isteyenler bazen cemaat bazen tarikat bazen siyaset lideri olarak, bazen üniversitede bir ağabey olarak, bazen bir sevgili olarak karşımıza çıkabilirler."

KAYNAK:YUSUFİYELİ ÜLKÜCÜLER TEŞKİLATI,04.3.2010,SEZER
 
 
 
 
 
 
« Son Düzenleme: 08 Mart 2010, 15:06:38 Gönderen: oğuz eli » Kayıtlı
08 Mart 2010, 17:38:25
ATO

Genel Sorumlu

*


Üye No : 689

Yaş : 49

Nerden : ANKARA

Konu  : 294

Mesaj : 422

Teşekkür Sayısı: 4
a.erolyalcin@hotmail.com
Çevrimiçi

bu yazıyı bende okudum yutes net te  yazı ÜLKÜCÜ tavıra taşınmasa yine cevap vermezdim.
 Bilmiyorum ne düşünerek hata yaptık diye çoğul eki kullanarak söylüyor LÜTFÜ BEY bir açıklık getirse anlarım nerede hata yapmışız veye kullanılmışız...

Neredeyse her hafta artık bir “*eski ülkücü” televizyonlara veya gazetelere “aldatıldıklarını, kullanıldıklarını, pişman olduklarını –araya bir ikide anı sıkıştırarak-“ beyan etmekteler… Anlatanlar farkındadırlar veya farkında değillerdir bilemem, ancak bu yapılan Türkiye’nin her şeye rağmen fikren ve iman olarak en dirençli noktasını oluşturan Ülkücü Harekete yönelik psikolojik bir harptir sevgili Ülküdaşlarım. Bakınız baş kısımda ifade ettiğimiz gibi, eğer bir milleti çökertmek istiyorsanız önce onları gevşeteceksiniz ve umursamaz bir hale sokacaksınız. Sonra? Sonrasında her şeye rağmen zihninde ve gönlünde yer etmiş olan “milli şuuru” üzerinde oynayacaksınız.

Geçmişte çekilen ızdıraplar, kazanılan zaferler, anlatılan destanlar, ezberlenen türküler, söylenen ninniler bütün bunlar binlerce senede, ince bir ayarla milli hafızaya yerleştirilmiş kodlardır. Gevşetilmiş toplumu uyku durumuna alınmış bir bilgisayar olarak düşünün, çalışmayan, bir şey üretmeyen durduğu yerde enerji tüketen ancak her an düğmesine basılınca bütün kodların, programların çalışmaya hazır olduğu bir bilgisayar. Bunun yanında hafızası köreltilmiş, programları ve kodlarıyla oynanmış bir bilgisayarı hayal edin, bu bilgisayarın ömrü artık kalmamıştır ve içindeki bütün bilgilerle birlikte çökmüştür!

Her şeye rağmen çöken bilgisayarı tekrar kurmanın yolları olabilir, giden bilgiyi yedeklemişseniz tekrar yükleyebilirsiniz, fakat millet hafızasının yedeği yoktur, milli şuurun bekletildiği yer milletin vicdanıdır, zihnidir… Milli üslubunu yitirmiş, başkalarından kopyaladıklarıyla ayakta durmaya çalışan, kodlarını kaybetmiş bir millet çöküşün eşiğine gelmiştir.

Bu örnekten yola çıkarak,  Ülkücü Hareketin  –en kısa şekliyle- tarifi mümkün olmayan bir çileyle yoğrulmuş kodlanmış- geçmişini birilerinin çıkıp “pişmanız aldatıldık” edebiyatları yaparak kirletmeye ve “bizleri sağcı ve solcu diye ayırdılar” gibi saçma sapan, ipe sapa gelmez, fikri altyapıdan yoksun sözlerle bir destanın üzerini kapatmaya kimsenin hakkı da yoktur haddi   de  değildir…

Kayıtlı

HER GECENİN BİR  SABAHI ...

  HER ÜLKÜCÜNÜN SORACAK BİR HESABI VARDIR...
Etiket:

Google Words: LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Dosyası, LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Downloand , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Resimleri, LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Hikayeleri , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Haberleri , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI İndir , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Yükle , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Videosu , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Arşivi , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Şiiri , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Sözleri , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Nickleri , LÜTFİ KESKİN VE AÇIKLAMALARI Yazıları ,
Sayfa: [1]
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Ülkücü Tavir - Dost Siteler
Yasal Uyarı
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından açılmaktadır. Bu konular zaman zaman yönetim tarafından takip edilsede gözden kaçabilen telif hakkı olan veya mahkeme kararı çıkmış konular yer alabilir. Bu tür konuları bize reis@ulkucutavir.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır. - Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to reis@ulkucutavir.com

Online Film | Online Dizi | Güncel Haber |  Online Oyun | Videolar

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
|Tags |Tagged |Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Bu Sayfa 0.233 Saniyede 27 Sorgu ile Oluşturuldu

19 Ağustos 2010, 01:07:58